muhabbet chat sohbet chat



 
Hikayeler adında ara  |   Yazar adında ara
[ A |  B |  C |  D |  E |  F |  G |  H |  I |  J |  K |  L |  M |  N |  O |  P |  Q |  R |  S ]
[ Ş |  T |  U |  V |  W |  X |  Y |  Z |  1 |  2 |  3 |  4 |  5 |  6 |  7 |  8 |  9 |  0 ]


[ Hikayeler Anasayfa ] [ Hikayeler Ekle ] [ Bütün Hikayeler ] [ Yazar Ekle ] [ Yazar Listesi ]


Sırbistan Bunalımı

bosna hersak hukuken osmanlı devletinin gözükmekle birlikte fiilen avusturya-macaristan ın elindeydi. bu devletin, bir oldu bittiyle durumunu resmileştirmeye kalkışması önemli bir bunalıma yol açmıştı.
avusturya-macaristan imparatoru franz joseph, 6 ekim 1908 de yayınladığı bir bildiriyle osmanlı devletinin iki eyaleti olan bosna ve hersek i topraklarına katmak niyetini resmen dünyaya duyurduğunda zaten var olan bir çatışma su yüzüne çıkıyordu. aslında adı geçen eyaletler ancak kağıt üzerinde osmanlı devletinin hükümranlığı altında gözüküyorlardı. uygulamada ise, uzun bir zamandan beri, avusturya-macaristan ın işgali altındaydılar. ve bu devlet, ortamı uygun görerek, şimdi, fiili durumu bir oldubittiyle hukuksallaştırmak amacındaydı. ancak almanya dışında öteki avrupalı devletler hiç de böyle bir oldubittiyi içlerine sindirmek eğiliminde değillerdi.
avusturya-macaristan devletinin böyle bir girişimi rusya için sürpriz olmuş, başta osmanlı devleti ve sırbistan olmak üzere italya ve ingiltere nin de tepkisini çekmişti. rusya nın şaşırması bu konuda bir süredir avusturya-macaristan la gizli bir pazarlık içinde oluşundan ileri geliyordu. iki devlet arasında yapılan görüşmelerde avusturya-macaristan dışişleri bakanı aloys lexa von aehrenthal bosna ve hersek i resmen topraklarına katmak niyetlerini rus meslektaşı isvolski ye açmıştı. rus dışişleri bakanı, bunu, ancak rusya nın boğazlar üzerindeki bazı isteklerini avusturya-macaristan ın desteklemesi, sırbistan ile karadağ a bazı ödünler verilmesi ve yeni durumun uluslararası bir konferansta tanınması koşullarıyla kabul edebileceklerini bildirmişti. uluslararası konferans için isvolski nin gerekçesi avusturya-macaristan ın şimdi değiştirmek istediği statükonun berlin kongresinde kabul edilmiş olduğu, dolayısıyla yeni durumun da ancak bu kongreye katılmış tüm tarafların ortak onayıyla hukuksal bir geçerlilik kazanabileceğiydi. görüşme bu son iki nokta dışında iki bakanın sözlü bir anlaşmaya varmalarıyla sonuçlanmıştı. fakat aehrenthal, herhangi bir eyleme geçmeden önce rusya yı haberdar edeceklerini belirtmişti. işte bütün bu nedenlerle söz konusu oldubitti rus dışişleri bakanını fransız dışişleri bakanıyla görüşmeye giderken yolda gafil avlamıştı.
rus dışişleri bakanı, aehrenthal tarafından aldatılmış olduğu sonucuna varmıştı. öte yandan bu gelişme rusya nın umduğu birtakım ödünlerin gerçekleşmesini de tehlikeye atacak nitelikteydi. gerçekten de fransız dışişleri bakanı stephen pichon rus tasarılarını ilke olarak kabul etmekle birlikte, uygulamada desteklemeye yanaşmamış ve ingiltere nin onayını almanın zorunlu olduğunu ileri sürmüştü. ingilteri nin ise boğazlara ilişkin rus isteklerini onaylaması pek beklenemezdi. nitekim ingiliz dışişleri bakanı edward grep bu istekleri soğuk karşılayarak daha ileri bir tarihte ele alınmasını, buna karşılık sırbistan ve karadağ a ödün sağlamak ile uluslararası bir konferans toplanmasını desteklemeyi vaad etmişti.
ingilteri nin böyle bir tutum içine girmesi çok doğaldı; çünkü bu sorun patlak vermeden az bir zaman önce osmanlı devletinde "jön türk devrimi" olmuş, almanya ya yakın bir siyaset izlemeye koyulan II. abdülhamit devrilmişti. ingiltere şimdi yeni yönetimin almanya dan uzaklaşacağını umuyordu; dolayısıyla, boğazlar sorununu ortaya atıp bu devletle arasını açmasının kendi çıkarlarına ters düşeceğini hesaplıyordu. kaldıki boğazlar konusunda rusya yararına bazı değişiklikleri hiç karşılık görmeden kabullenmeyi de düşünmüyordu. uluslararası bir konferansı desteklemekle ise hem avusturya-macaristan ı zor duruma düşürecekti, hem de kısmen de olsa rusya yı hoşnut etmiş olacaktı. aynı zamanda osmanlı imparatorluğuna bosna hersek in karşılığında birtakım ödünler sağlayarak bu devleti yeniden yanına çekmek umudundaydı.
bütün bu gelişmeler karşısında almanya nın tavrı avusturya-macaristan devletini kayıtsız şartsız desteklemekti. çünkü bu sayede bir taşla birkaç kuş birden vurmuş olacaktı. en başta da rusya yı cezalandırmış, ingiltere ve fransa ile anlaşmak yüzünden başına ne gibi dertler gelebileceğini ve almanya nın gücünü somut olarak göstermiş olacaktı. ub yönteme almanya daha önce fas bunalımı sırasında fransa ya karşı başvurmuştu. o sırada nasıl fransa yı ingiltere den koparmak istemiş ise, şimdi de rusya yı ingiltere ve fransa ile olan ittifakından ayrılmak durumunda bırakmayı amaçlıyordu.
osmanlı devleti açısından durum zaten belliydi ve yapabaliceği pek fazla bir şey yoktu. çünkü berlin konferansından beri bosna ve herkes eyaletleri avusturya-macaristan ın elindeydi; sadece hukuksal olarak osmanlı devletinde gözüküyorlardı. abdülhamit in devrilmesinden sonra başbakanlığa ingiliz yanlısı olarak tanınan kamil paşa nın atanmış olmasından ötürü osmanlı devletinin almanya dan uzaklaşıp ingiltere nin çıkarlarına uygun düşecek bir siyaset izleyeceği sanılmış ve bu bağlamda yeni osmanlı hükümetinin ingiltere nin desteğini alarak bosna ve hersek in kendisine geri verilmesini talep edeceği düşünülmüştü . özellikle avusturya-macaristan böyle bir gelişmeden kaygılanıyordu. ancak daha sonra kamil paşa hükümet başkanlığından uzaklaştırılmıştır. 26 şubat 1909 tarihinde de osmanlı devleti ile avusturya-macaristan anlaşmaya varmışlar, osmanlı devleti iki buçuk milyon sterlin karşılığında ve avusturya-macaristan imparatorluğu nun berlin kongresi sayesinde kazanmış olduğu yenipazar sancağını işgalden vazgeçmesi koşuluyla, bosna ve hersek üzerindeki egemenlik haklarını bütünüyle bırakmıştır. iki devlet arasında varılan anlaşmanın bir başka maddesi gereğince avusturya-macaristan türk gümrük tarifelerinin yükseltilmesini ve kapitülasyonların kaldırılmasını da kabul ediyordu. ancak osmanlı devletinin almış gibi gözüktüğü bu iki ödünü gerçekle kağıt üzerinde bırakacak bir kayıt konmuştu: bu iki madde ancak öteki devletlerin onaylamasıyla yürürlüğe girebilecekti ki bu da o günün koşullarında bir hayaldi.
sırbistan ın tepkisi ise başlangıçta çok daha sert olmuştu. bu ülkeyle avusturya-macaristan arasında zaten uzun zamandır büyük bir çekişme vardı. avusturya-macaristan sırbistan ın kendisine katılmasını istemekteydi. ancak böyle bir şeyi sırbistan reddettiği gibi macarlar da imparatorluk içinde kendi durumları sarsılır kaygısıyla buna karşı çıkıyorlardı. bu yüzden başlangıçta avusturya-macaristan ın sırbistan a saldırıp bu devleti zorla kendisine bağlaması bile söz konusu olmuşken macarların baskısıyla bundan cayılmış ve nüfusunun çoğunluğu sırp olan bosna ile hersek in alınmasıyla yetinilmesi kararlaştırılmıştı. fakat bunun için de hem sırbistan ın hem de onun arkasındaki rusya nın direnişlerinin kırılması gerekiyordu.
bu amacı gerçekleştirmek üzere almanya ve avusturya-macaristan devletleri rusya ve sırbistan a yoğun bir baskı uygulamaya başladılar. 21 mart 1909 da alman dışişleri bakanı bernhard von bülow, petersburg taki büyükelçisini rusya dan şu soruya hiç kaçamaksız bir cevap almakla görevlendiriyordu: rusya, bosna ve hersek in avusturya-macaristan ın tam egemenliği altına girmesini kabul eder ve sırbistan ın da bunu onaylaması için bu devlet üzerinde nüfuzunu kullanır mı? rusya nın kesinlikle olumlu bir cevap vermesi gerekiyordu. kaypak bir cevap bile red sayılacak, bu durumda ise almanya "aradan çıkarak" avusturya-macaristan ın sırbistan a saldırmasına engel olmayacaktı. uluslararası bir konferans toplantısı önerisi de bir kaçamak sayılacaktı.
ne rusya ne de sırbistan o günkü güç dengeleri içinde böyle bir şantaja direnecek halde değillerdi. nitekim 22 mart günü iletilen alman isteğini rusya, aynı gün telgrafla olumlu cevaplandırmış, 31 martta da sırbistan, çaresiz bosna ve hersek in avusturya-macaristan tarafından alınışının sırp haklarını çiğnemediğini ilan etmiştir. bu sonuç yalnızca avusturya-macaristan için değil, alman diplomasisi adına da önemli bir zaferdi

Eklenme: 31-01-2008
Yazar: Murphy
Yazan: Murphy
Hit: 1
[ Geri dön | Yorum Ekle | Bu Hikayeleri arkadaşına gönder Sevdiklerinize gönderin | Yazdırılabilir sayfa Yazdırın ]